27 Aralık 2009 Pazar

sümüklüböcek açılımı


Sevgili blog,


Seni ne kadar boşladığımızın farkındayım ben. Diğer iki sümüklü farkında mı bilemeyeceğim. Zira gerek bitmek üzere olan yıl olsun gerek yeni gelen yıl olsun çeşitli bahanelerim var benim. Birincisi işler çok yoğun, ikincisi kafam da çok yoğun. Bi takın yıl sonu hesaplaşmasına girdim kendimle. Bir kaç sonucu yazayım istersen. Ki böylece yalan söylediğim düşünülmesin.


1. Ayrıldığım sevgilimle geçtiğimiz yılbaşında aramıza net sınırlar çizseydim, şimdi onun yaptığı gibi ben de hayatıma hiç olmamış gibi devam edebilirdim mesela


2. İşlerle ilgili aldığım kararları geçen yılbaşında uygulamaya başlasaydım mesela şimdiye çook zengin olabilirdim belki (tamam bu abartı oldu)


3. Kişisel bloguma haftada en az 3 yazı yazma sözümü tutmuş olsaydım şimdiye kadar 150'yi aşkın yazı olurdu blogumda, belki birileri de okurdu.


4. Haftada 1 kitap okuma kararımı uygulamış olsaydım geçen yıldan beri şimdiye en az 50 kitap okumuştum. Belki sayı buna yakındır ama yeterli değil.


5. Spora başlama kararını uygulamış olsaydım şimdiye sportmen billy olmuş. atletizm müsabakalarında takılıyo olabilirdim.


6. Düzenli beslenme kararımı uygulamış olsaydım mesela şimdiye fit olduğum kadar sağlıklı cillop bi hatun olabilirdim.


neyse baya bi hesaplaştım kendimle ama diğer sonuçlar yazamayacağım herhangi bir şekilde kayıt altına alınmalarını istemiyorum.


neyse geçen seneki patlak kararlardan sonra bu sene karar almama kararı aldım. hayatımı düzene koyma konusunda son bir iki aydır bayağı bir yol kat ettim. böylece devam edeyim yeter.


yeni yıldan önce yeniden yazasım var ama, yazamazsam,


okuyan bir kaç kişiye enerjik ve keyifli bir yıl diliyorum...


ps: bu arada blogumuzun diğer paydaşlarını kınkın kınıyorum.


ps 2: fotografı görünce aklımagelen yılbaşı dileği: böyle ruh ikizi sümüklümü bulsam da uçursa beni keşke:D



*fotograf buradan alınmıştır.

1 Aralık 2009 Salı

gayfobi (homofobi değil, hayır!)

uzuuun süren ve hatta ayrılık sürecini de sapkın bi şekilde uzun bir zaman yaydığım ilişkimin ardından, ruhen bir yakınlaşma hissettiğim ilk adamın basiretsizliğiyle (evet, kibar olmaya çalışıyorum) başladı bu fobi bende.

aslında her şey çok güzel başlamıştı. uzun zamandan sonra ilk kez içim pırpır ediyor, görüşmediğimiz zamanlarda özlüyor ve hatta gün arasında kendimi salak bir sırıtışla onu düşünürken yakalıyordum. neyse "o" gün geldiğinde hiçbir terslik olacağını düşünmemiştim. (fazla detaya dalıp cinsellikle popülerleşmeye çalışan blog izlenimi vermek istemiyorum, önce popülerleşelim sonra gerekirse daha derine inerim:)) ama gel gör ki ilerleyen aşamalarda bazı şeyler yolunda gitmemeye başladı, hizaya sokmaya çabaları ise sonuçsuz kaldı. ben daha önce böyle bi durumda kalmadıüım için bi anda depresyona girdim "istemiyor bu adam beni" diyerekten. ama bir süre düşününce "ulan aktiviteyi herif başlattı var bunda bi bokluk" diye düşünmeye başladım. ve kendi içimde sevişmenin orta yerinde arkadaşın gay olduğuna karar verdim. (bu arada gayleri severim, homofobikliğim sadece lezbiyenlere karşı:P) hatta şöyle bir senaryo bile yazdım: bu adam kesin gay. ama toplum baskısından bunu açığa vuramıyor. "evlenilecek sevgili arıyorum" diye vurgulaması da bu yüzden. alacak beni evlenecek sonra da gelsin ahmetler gitsin mehmetler:) evet iğrenç bi insanım ama gerçek bu. neyse efendim kendisi bunu heyecana vursa da sonraki günlerde yaşanan denemelerde ilerlema olmasına rağmen tatmin olunmaması sonucunda arkadaşa yol verildi tabiii. bütün bu olayların arkasından yaptığı küstahça yorumlar da "çükü kalkmayan adamın götü de kalmayacak" sözüyle baştan savıldı.

aradan yine uzun bir zaman geçti. ve yine içimi (kısa süreliğine de olsa) pırpır yapan biri çıktı karşıma. yakışıklı mı yakışıklı, askerliğini yapmış, güzel bir işi olan cillop bi arkadaş kendisi. tavırlarda hafif bir kibarlık olması yukarıdaki örnekte bahsettiğim arkadaştan kaynaklanan gay fobimi gün yüzüne çıkardı. "bu kadar cillop bi adam bana bakmaz, kesin var bi bokluk" lafı ağzımda dolanmaya başladı. çocuğun ilgisini hissettikçe iyice kıllanmaya başladım. "kesin var bişi bunda" derken kendi acizliğime verdim bu durumu ve özüme döndüm.

ve evet, bu konudaki son kararım "genelleme yapmayalım, insanları etiketlemeyelim" amaaaa "erkekliğinden emin olmadığımız adamlar için vakit de kaybetmeyelim"