25 Kasım 2009 Çarşamba
ben ben ben ben
garip bir buluşma olayının içinde buldum bugün kendimi. bir arkadaşım buna x diyelim (-ki kısmen yeni bir arkadaş) ve yeni bir arkadaşımla bu da y olsun (ki buna da kısmen arkadaş diyebiliriz, zira farklı beklentiler olabilir -di- belki) buluştum. Biraz iş, biraz geyik konseptli bu buluşmada y ile x'i tanıştırmaktı amaç ortak yapılabilecek bir proje için. daha önce de söylediğim gibi y kişisi hayatıma çok yeni dahil oldu. açıkçası huyunu suyunu da pek bilmem, muhabbetin flörtöz bir biçimde gelişmesinden dolayı ilgim taze kendisine karşı. x kişisi ise iş sebebiyle tanıştığım, fikirlerine çok değer verdiğim, birçok ortak nokta bulduğum, muhabbetinden keyif aldığım bir adam.
Neyse efendim. Geleyim mevzuya. buluşmanın ilk onbeş dakikasından sonra y kişisi muhabbeti hep bir şekilde kendisine getirip "ben de böyleyim, ben de şöyleyim, benim işim de bu" vs. tipi konuşmalara başladı. bilen bilir en uyuz olduğum sohbet tarzıdır bu, öyle ki bu tarz bi insana genelde cevap vermem olay sohbetten çıkar karşı tarafın monologu haline dönüşür. ben hemen sustum. ve x'in halini tavrını izlemeye koyuldum. durumdan çok hoşnut olmadığı her halinden belliydi ve bana her bakışında "neden?" sorusunu görüyordum acıklı gözlerinde. bir şekilde bir şeyler yapmalıyım diyerek birdenbire aldım sazı elime ve ikimizi de kurtardım bu eziyetten:) y bu duruma çok şaşırdı tabi. bi süre odak olmamak onu üzdü, ama atlatması zor olmadı. neyse bi şekilde dağıldı grup. ben y ile bir toplu taşıma aracına bindim. x evine gitti. yolda x kişisinden bir mesaj aldım "kendini ispat etmeye çalıştı evet, ben de farkettim ama ona ikinci bir şans daha vermelisin" yazan.
şimdi düşünüyorum vermeli mi, vermemeli mi? (şans canım şans - içiniz fesat resmen:))
şimdi gideyim de uyuyayım ben:)
saygılarrr...
ne alaka
bencil,
erkekler,
ilişki,
karasumuklubocek

0 iz bırakıldı:
Yorum Gönder